Blog

Müzik Neden Zor

Tarafından eklendi:

Müzik yapmayı tam manasıyla öğrenmek ve bilinçli müzik yapmak, ya da bir başka deyişle ‘güzel ve özgün müzik’ yapmak neden uzun ve meşakkatli bir yoldur?

Çünkü:

– Bir müzik grubu içerisinde belli bir tempoda müzik yapmak istiyorsanız eğer beraber çaldığınız müzisyenlerle uyumlu olabilmek için o tempoyu giderek hızlandırmadan veya giderek yavaşlamadan, ritmi koruyabiliyor veya bilinçli ve kolektif olarak yavaşlıyıp hızlanabiliyor olmanız gerekir ki grup uyumu ortaya çıksın.

– Uç örnekleri saymazsak eğer günümüzde ortalama kullanılan yavaş ve hızlı tempolar 70-160 bpm arasıdır. Çok hızlı bazı Caz parçalarında 340 bpm’e kadar çıkıldığı görülür. Her bir tempo kendine hastır ve diğerlerinden farklıdır. Yani 70 bpm ile 71 bpm arasındaki farkı hemen ayırdedemeyebiliriz fakat ikisi birbirinden farklıdır 71 bpm daha hızlıdır ve kendi rengi vardır. Böyle bakarsak öğrendiğimiz herşeyi çalışmamız gereken birbirinden farklı ortalama 100 kadar farklı tempo (hız-bpm) vardır. Hepimizde var olan tempoyu yavaşlatma ve hızlandırma eğilimi biraz da bütün bu tempolara teknik olarak hakim olamamakla alakalıdır.

– Herkesin alışık olduğu tonal merkezli müzikleri düşünürsek eğer sadece 12 tane temel müzikal ton vardır. Yani parça dönüp dolaşıp bir notada karar kılıyorsa bu nota 12 tonal merkezden biridir. Parçaların tonları (Do-Rebemol-Re-Mibemol-Mi-Fa-Solbemol-Sol-Labemol-La-Sibemol veya Si olmak zorunda) değişken olabilir. Rahat ve serbest müzik yapabilmek için bütün bu tonlara hakim olmak gerekir.

– Modal yani Makamsal müzikleri düşünürsek eğer ki geleneksel Türk ve Hint müzikleri, bazan dini ve tasavvuv müzikleri, meditatif ya da trans müzikler buna örnektir. Melodi oluşturmak için kullanılan çok çok fazla birbine benzer fakat farklı makam vardır günümüzde kullanılan. Modal müzikler dışında günümüzdeki her müzikte melodiler analiz edildiği zaman karşımıza çıkacak çok fazla gam/ses dizileri vardır. Bu makamların/dizilerin/gamların kendi içlerinde bir dizilimi vardır ve bu sesleri peşpeşe çaldığımız zaman bir renk elde ederiz. Günümüzde Batı ve Doğu müziklerinde de kullanılan bu makamsal renkler benim bildiğim onlarca hatta belki de yüzlercedir. Yani öğrenmemiz veya en azından farkında olmamız gereken çok fazla dizilim vardır.

– Eğer enstrumanınızda armoni oluşturabiliyorsanız. 3 sesli temel armoniler sadece tek bir ton üzerinden konuşursak 5 tanedir, çevrimleriyle 15 tanedir, 4 sesli temel armoniler sadece tek bir ton üzerinde 8 tanedir, çevrimleriyle 32 tanedir. Bütün tonları düşünürsek sadece bütün bu temel 3 ve 4 sesli akorlar çevrimleriyle beraber toplam 564 tane farklı armoni oluşturur. Bunlar sadece temel olanlar, yani bilmemiz gerekenler, bir de daha komplike müziklerde kullanılan armonileri tansiyonları, ses salkımlarını düşünürsek eğer binlerce armonik oluşumun var olduğunu görürüz.

– Tek başınıza müzik yapıyorsanız eğer, hissiyatınız geleneksel veya özgün olabilir belli bir özel çalışma yapmanıza bile gerek yok. Duyduğunuz ve dinlediğiniz müzikler zaten sizi belli bir hissiyat sahibi yapar. Fakat başka insanlarla beraber müzik yapıyorsanız, onların hissiyatıyla uyumlu olmanız gerekir, bunun için de ya hep sizinle aynı hissiyata sahip müzisyenlerle çalarsınız ya da farklı hissiyatlara girebilmesini öğrenirsiniz. Örneğin Jamaika’lı bir Reggae müzisyeni 9/8 Roman havası çalmak istiyorsa o hissiyatı içine sokmalı ve özümsemeli ki Roman müzisyenlerle uyumlu olabilsin.

– Tıpkı bu yazımı oluşturan cümleler ve paragraflar gibi, müzikte de ses dizilimlerini belli ritmik paterne oturtunca oluşan müzikal cümleler/phrase vardır. Önce cümle kurmayı öğrenip sonra da daha zor olan spontane kompozisyon oluşturabilmeyi öğrenmeliyiz ki bu da yıllar alır.

– Nota okuyabilmek gerekir ki yaptığınız besteleri kolaylıkla notaya döküp başka müzisyenle beraber çalmak için paylaşabilelim veya onların bestelerini deşifre edebilelim, bu çok gerekli birşey olmasa da günümüzde bize vakit kazandırır ve diğer müzisyenlerle iletişimimizi kolaylaştırır. Kendimizi geliştirmemizi ve hızlı yol katetmemizi sağlar.

– En önemli konu, kulağımızı geliştirebildiğimiz kadar geliştirmeliyiz ki beraber müzik yaptığımız insanların çaldıkları notalara önce anlam sonra karşılık verebilelim. Aynı zamanda kafamızdan geçen bir melodiyi kolaylıkla enstrumanımızda çalabilelim. Bu konu gerçekten en önemli ve en zor konudur. Sadece duyduğumuz bir melodiyi enstrumanımızda çalabilmek yetmez, kafamızda bir müzik oluşturabilmek yani önce kafamızda bir müzik, bir melodi/armoni veya ritm hayal edebilmek daha sonra da bunu kağıda dökebilmek veya enstrumanında çalabilmek müzisyenliğin başladığı noktadır zaten bence!

– Müzik içerisinde enstruman çalan insan aynı zamanda enstrumanını ve müziği yönetiyordur, bir yönetici gibi doğru ve çok hızlı kararlar alabilmek için çok önemli olan karar verme mekanizmamızı hızlandırmamız gerekir ki bu da çok gizemli bir konu bence.

– Eğer hayalgücünüz güçlüyse, kafanızda çok fazla farklı melodi/armoni/ritm duyuyor ve enstrumanınızla bunları çalmak istiyorsanız, enstruman hakimiyetinizi de bir o kadar güçlendirmelisiniz ki hayal ettiğiniz müzikleri rahatca çalabilesiniz aklınıza geldiği anda. Bu da pratik yaparak olur. Enstrumanınızdaki teknik bilgi ve uygulamanızı güçlendirmeniz gerekir. İleri teknikler aslında ileri müzikal fikirlere hizmet etmek için vardırlar. Biraz uşaklık gibidir. Çoğu müzisyen bu uşaklığı kendine yediremez ve neye hizmet ediyorum ki diyerek enstrumanını çalışmayı bırakır. Ve enstrumanı da müzisyeni bırakır.

– Sadece ezberlediğimiz müzikleri çalmaktansa doğaçlama yapabilmek için müzikal dağarcığımızı ve yaratıcılığımızı sürekli geliştirmeliyiz. En zor konu bu olabilir.

Bu yazdıklarım bana göre iyi müzisyen olabilmek için uğraşan bir müzisyenin üzerine düşünmesi gereken bazı temel konular. Şüphesiz daha birçok unsur var .. Ben de yıllar içerisinde müziğin ne kadar engin bir derya ve gerçek sanatçıların saygıdeğer olduğunu hissettikçe kendimi müziğe karşı hep boynu bükük hissettim. Ve gerçekten çok da iyi bir müzisyen veya gitarist olmadığımı düşündüm. Müziğe bu değeri veren insanların karşısında yaşı ne olursa olsun hep eğildim. Fakat müziğe yeteri kadar değer vermediğini düşündüğüm insanları da konu müzikse çok ciddiye almadım. Her ne kadar çok iyi bir gitarist olmadığımı düşünsem de belki de müzikle ve hayatla ilgili oluşmuş bazı farkındalıklar beni yalnızlığa itti ve mecburiyetten yaptığım müzikler/içinde bulunduğum durumlar kendi içimde çatışmamın, kimi zaman da gergin ve sinirli olmamın yolunu açtı. Kendimi tam manasıyla beğenmezken, diğer altyapısız ve samimiyetsiz müzisyenleri hiç beğenemedim maalesef ..

Güzel müzik belki de herkesin yapması gereken birşey de değildir, ayrıca iyi müzisyen olmak ne kadar gereklidir buna da siz karar verin. Hayat karmaşık ..

Sevgiyle

Comments

Yorumlar

Add a Comment